27 Ağustos 2010 Cuma

ev alma komşu al

10 yıldır ataevlerde bir sitede oturuyoruz. apartman hayatında komşuluk yok derler yaa hani insan kahve içecek bi kapı komşusuna hasret derler bu bizim apartmanda külliyen yalan. 7 kat, her katta 4 daire ve zemin katta 2 daire olmak üzere sadece bir apartmanda 30 haneyiz. neredeyse bi köy nüfusu kadar varız yani. sosyal ilişkileri normal bir insandan çok daha kuvvetli sevgili anneciğim ise apartmanın en az 15 hanesiyle aşırı samimi, geri kalan 15 haneyle ise normal yada normalin altında seyreden bi samimiliği vardır ki gene de samimidir. biz ev halkı babam ve betül'le bu durumu ara ara kıskanmıyor değiliz hele ki ben zaten annem benden başka her kimle daha fazla ilgilenirse haset ederim böylede bi kötü huyum vardır. durumlar böyle gözükürken 10 yıldır bize artık alıştığımızdan dolayı gayet normal gelen bir apartman hayatımız var gelirken, sadece 10 gündür bizde kalan arkadaşım Figen her kapı çalışında krizlere giriyor. hatta son esprimiz şuydu; gün boyu çalan zil ve eve gelen telefon aramalarıyla enerji üretecek olsak suyumuzu ve doğalgazımızı bedavaya getirtiriz :) ciddi anlamda bunu bende böyle düşünüyorum. figen bizde ve zil çalar. X komşu kapıdadır;
      X: _ limonunuz var mı? 
annem:_ bizdede kalmamış. (buzdolabına bakıp acı bir çığlıkla)
       X:_ inanamıyorum ben şimdi nerden bulacağım yaa ufff
not:en uzağı 30 metre uzakta olmak üzere evin etrafında tam 4 tane süper market var.
 başka bir zaman, aynı gün içindede olabilir Y komşumuz gelir, zil çalar;
       Y:_ biber dolması yapıyordumda, dolmanın harcı attı, dolabınızda dolma biber var mı?
annem:_aa evet var ben de almıştım pazardanda da sıra gelmedi dolmalara pişiremedim, dur ben sana benimkileri vereyim.
      Y:_hepsini vermene gerek yok, dur ben geçeyimde düzgünlerinden seçeyim 2-3tane. yazık harç çöpe gitmesin şimdi günah.
annem:_!'^^ ee tabi geç.
    ben, figen ve betül içeriden bu konuşmaları duyarken gülme krizleri geçiriyoruz. ee tabi biz betül'le alışığız ama figen kahkahalarının arasında yuhhh ama bu kadarda olmaz derken biz genede aman duyulmasın çok ayıp olur deyip figentoşu susturuyoruz. süt,yumurta (semih kaplanoğlu filmlerini sıralar gibi oldu :)) ketçap, mayonez, soğan, tarçın, yoğurt... bizim apartmanın bir sakiniysen her an kapı çalabilir komşun bunlardan birini senden ödünç isteyebilir. son olarakta bu akşam eve o kadar yorgun geldim ki, sabah 6da uyanmışım, fizik tedavim sebebiyle nıprmalde 17:15 e kadar olan stajımdan 15:30 da çıkıp fizik tedavi seansı görüp ki bugün yüzüme elektrik dalgaları verdiler, bünyemi sarstı resmen eve öyle bir yorgun argın gelmişim ki zil gene çaldı ve Z komşumuz patates istedi ve annem ne yapsa beğenirsiniz. meğer bizimkide son patatesleri kızartmak için soymuş, doğramış evde yok demek ayıp olur diye bizim hazır patetesleri öylece vermedi mi. sonrada bana dönüp pişkin pişkin: aaaaa bak ne güzel üstünüde değiştirmemişsin hadi patates alıp geliver demez mi. aslında tam bir kavga sebebi. ama cevap bile vermeden evden çıkıp patates aldım, geldim ve birde patetesleri yemeğe hazırladım. ve figen bu akşamda bu olaya şahit olur. artık zil çaldığında evde betül'le bahis oluşturuyoruz. ben bu işten kesin köşeyi dönerim :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder